Küçük çocukların bakımı ve eğitimi

Aşağıdaki bilgilendirme fişi Mayıs 2002 tarihinde hazırlanmış ve Fransa Başbakanlık web sitesinde yayınlanmıştır. Telif hakları Fransa Büyükelçiliğine aittir.

Küçük Çocukların Bakımı ve Eğitimi

2002 yılında sayıları 4 milyon 360 bin olarak saptanmış olan 0-6 yaş grubu çocukların bakımı ve gelişimi için, Fransa’da çok çeşitli çözüm yolları mevcuttur. Bu da anne babalara, kendilerine en uygun gelen bakım biçimini seçmelerine olanak vermektedir. Yirmi yıldan bu yana verilen çocuk bakımı hizmeti, kurumların çeşitliliği bakımından gerçekten de zenginlik kazanmıştır. Bunun yanı sıra, evde çocuk bakımını kolaylaştırmak için yapılan doğrudan para yardımlarının sayısı da artırılmıştır. Fransa, Avrupa Birliğinin çalışan kadın sayısı en yüksek ülkesi olduğundan (% 70’i tam zamanlı olmak üzere, 25-50 yaş arası kadınların % 80’i çalışmaktadır.) bu hizmet ve yardımların ne kadar gerekli olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Çocukların topluca bakıldığı kuruluş yapılarında iki farklı model söz konusudur :

- Birincisi, 2,5 ay - 3 yaş arasındaki ve bazen 6 yaşa kadar olan çocukları kabul eder. Bunlar, daha küçük yaştakilere bakmak ve zihinsel ve bedensel gelişimlerini sağlamak amacında olan çocuk yuvaları ve çocuk bakım evleridir.

- İkincisi, Milli Eğitimin çatısı altında 2 - 6 yaş arasındaki çocuklara okul eğitimi sunan anaokullarıdır. Çocukların yaş gruplarına göre alındığı bu iki kuruluştaki mevcutlarda yığılmalar görülmektedir. Bunun nedeni, Fransa’da zorunlu eğitim yaşının 6 yaşında başlıyor olmasıdır. Böylece, 2,5 yaşından itibaren okul öncesi eğitimine başlayabilmelerine rağmen bazı çocuklar 6 yaşına kadar okul sisteminin dışında evde de bakılabilmektedir.

Bireysel Bakım
- Evde Bakım

Süt çocukları genelde anne ya da baba tarafından evde bakılmaktadırlar. Bu, bugünkü durumda üç çeşit ebeveyn izniyle sağlanmaktadır :

Doğum izni (1909’da konmuş bu izin o tarihten beri çok sayıda değişiklikler geçirmiştir) : Doğumdan 6 hafta öncesinden başlamak üzere, doğum sonrasında 10 hafta daha devam eden tam ücretli izindir ;

Babalık izni, uygulamaya girişi 2002 : Babalara da, tıpkı annelere olduğu gibi yeni doğmuş bebeğe ilk haftasında bakabilmeleri için verilen on günlük tam ücretli izindir ;

Ebeveyn izni : 1997 yılında yürürlüğe giren bu izinden, bir iş yerinde en az bir yıldan beri ücretli olarak çalışmakta olan ebeveynler yararlanabilirler. Anne ve / veya baba, bu izni en çok üç yıl boyunca, tam gün veya yarım gün kullanabilirler. İzin süresinin bitiminde işveren, izin almış ebeveynleri izne çıktıkları zamanki koşullarda yeniden işe başlatmakla yükümlüdür.

Daha sonrası için, anne babalar, 2 aylıktan 3 yaşına (sıradışı olarak da 6 yaşına kadar) kadar olan çocuklarının bakımı için, kamu yardımından yararlanan ve bireysel veya grup halinde bakım yapan kuruluşlardan yararlanabilirler. 4,36 milyon çocuktan, akrabalar, izin belgesi olmayan bakıcılar veya evin hizmetlisi tarafından bakılan yalnız 300.000-350.000 kadarı kamu yardımı kapsamı dışında kalmaktadırlar.

- Yardımcı Anneler

Evlerinde, 2 aylıktan 3 yaşına kadar olan ve sayıları 1 - 3 arasında değişen çocuklara bakarlar. Bağımsız veya aile yuvası sistemine bağlı olarak çalışabilirler. Çoğunlukla dadı olarak anılan yardımcı annelerin bu mesleği icra edebilmek için il yönetimine bağlı Ana ve Çocuk Koruma Hizmetleri tarafından verilen izin belgesi sahibi olmaları gerekir. Bu onay 5 yıllık bir süre için verilir. Anne babalar doğrudan işveren olurlar ve yardımcı anneye bu meslekteki en düşük yasal ücrete göre ödeme yaparlar.

Grup Bakımı

Çocukların gruplar halinde bakıldığı kurumlar yuvalar ve bakım evleridir. Bu kurumlar belediyeler, özel kuruluşlar ya da birlikler tarafından yönetilir veya bir işyerinde çalışanların çocukları için açılırlar. Gerekli parayı yöneticileri, anne babalar ile aile yardımı sandıkları karşılar (CAF, Caisse d’Allocations Familiales). Bu sandıklar devlet tarafından her ilde, ailelere ve çocuk bakımı kurumlarına yardım dağıtmakla görevlidir. Günlük program konusu bir yönetmeliğe bağlanmamasına karşın, tüm bu kurumlar bir kurum planı hazırlamak zorundadırlar. Kuruma ait yerlerde, duvarlara görülecek biçimde asılarak ilan edilen bu plan, kabul koşulları, çocukların bakım, bedensel ve ruhsal gelişimleri, ve rahatlıklarının nasıl sağlanacağı konularına açıklık getirdiği gibi, engelli ve müzmin hastalığı olan çocukların bakımı için sağlayacağı özel koşulları da belirtir. Yeni çıkan bir yönetmelik (1 Ağustos 2000 kararnamesi), anne-babaların aile ve iş yaşamlarını uyum bir biçimde yürütebilmelerine yardımcı olmak amacıyla, isteyen kurumlara küçük çocuk sahibi çalışanlarının çalışma saatlerini onların isteklerine göre uyarlama yetkisi veriyor. Bu da "çoklu bakım" diye adlandırılan kuruluşların doğmasını sağladı. 6.30’dan 19.00’a kadar açık olan bu kurumlar anne babalara gereksinimlerine uygun bakım modelini seçme olanağı sağlıyor (çocuk bakım evi, grup yuvası, v.b…).

- Çocuk yuvaları

Çocuk yuvalarının ücret tarifeleri çeşitli ölçütlere göre değişir : Yuvanın statüsü ( belediyeye veya bir birliğe ait yuva, grup veya aile yuvası oluşlarına göre), ailenin geliri ve çocuk sayısı. Yuvalara başvuru yoğunluğu ülke genelinde farklılık göstermektedir. Yuvalara başvuru Paris Bölgesinde çok sık olduğu halde, kırsal bölgelerde henüz sınırlıdır.

Grup yuvaları, belediye sınırları içinde oturan ailelerin veya işyerlerinde çalışanların 2,5 aylıktan 3 yaşına kadar olan çocuklarını alır. Çalışan personel, yardımcı ve eğiticileri işe alma yetkisine sahip bir anaokulu öğretmeni tarafından yönetilir. Anne babaların malî katkısı bölgeden bölgeye ve gelirlerine göre değişir. Aile Yardımı Sandığı aile gelirlerinin % 8’i ile % 12’si ölçüsünde ödenek sağlarlar. Yirmi ile altmış arasında değişen sayıda çocuk barındıran çeşitli büyüklükteki bu yuvalar belediyelerce veya işyerlerince yönetilirler ve genel olarak, Cumartesi ve Pazar günleri dışında, her gün 7.30 ile 19.00 saatleri arasında açıktırlar. Bu saatlerin dışında, daha erken veya daha geç alınması gereken çocuklar için "nöbetçi yuvalar" vardır. Şunu da belirmek gerekir ki, bu grup yuvalarında yer sayısı az olduğundan önkayıtlar hamileliğin başlangıcında yapılmaktadır.

Anne-baba yuvaları çocukların grup halinde bakıldığı ortaklık yapısında küçük yuvalardır (Çocuk sayısı 25’i geçemez). Gereksinimleri anne babalar tarafından sağlanır ve işleyiş ve güvenlik konularında belediye yuvalarıyla aynı kurallara bağlıdır. 2 aylıktan 3 yaşına kadar olan çocukları kabul eder. Anne babalar hem yönetici hem de eğiticidirler. Bu yuvalarda (en az bir anne veya baba olmak üzere) anne babaların sürekli olarak bulunmaları sağlanır. Kadrolarında ana ve çocuk sağlığı uzmanları bulunur. Aileler grup yuvalarında olduğu gibi vergi indirimlerinden yararlanabilirler ve ücretleri anne babaların gelirlerine ve Aile Yardımı Sandıklarının koyduğu ölçülere göre belirlenir. Çocukları üç yaşını dolduran anne babaların yardımları kesilir.

Aile yuvaları grup yuvasıyla dadı arasında bir uzlaşmadır . Bu yuva, evlerinde yaşları 2 ay ile 3 yaş arasında değişen bir veya birden fazla çocuğa bakan yardımcı anneleri kapsayan bir ağdır. Bu yardımcılar ücretlerini doğrudan doğruya belediyeden alırlar (ücret tutarı aile, Belediye ve Aile Yardım Sandığı tarafından bölüşülür). Miniklerin gelişim etkinlikleri olarak, küçük gruplar halinde belli aralıklarla birbirleriyle buluşturulduğu "Çocuk Bahçeleri" düzenlenir.

- Bakım Evleri

Bunlar, 2-6 yaş arasındaki çocuklara yarım gün veya aile ihtiyaç duyduğu zamanlarda bakan özel veya resmi kurumlardır. Personeli bir çocuk bakımı uzmanı, diplomalı bir eğitici ve yardımcı çocuk bakıcılarından oluşur. Ücret ebeveynlerin geliri ve çocuğun bakım evinde kaldığı süreye göre hesaplanır.

ocuk bakımı için doğrudan yardımlar

0-6 yaş grubu çocukları için ayrılan paralar yurt genelinde çok önemli miktarlardadır. Aile Yardımı Ulusal Sandığı (CNAF, Caisse Nationale d’Allocations Familiales ) 1999’da çocukların bakım ve eğitimini desteklemek için toplam olarak 5,5 milyar avrodan fazla para harcamıştır. Çocuk bakımı olanakları bir yanda çeşit olarak artarken, devlet de "Küçük Çocuklar İçin Yatırım Fonu"ndan elde ettiği gelirler sayesinde (2002 yılında 228 milyar avro) bakılan çocukların sayısının artmasına katkıda bulunmuştur. Bu fondan gelen para yardımları, engelli çocukların da yararlandırılması koşuluyla kurumların daha fazla sınıf açmasını sağlamaktadır.

AFEAMA (Aide Familiale Pour l’Emploi d’une Assistante Agréée : Çocuklarını İl İdaresince Onaylı Yardımcı Annelere Baktıranlar İçin Aile Yardımı) : Örnek olarak, 1991’de bu yardım kapsamında 120 000 çocuk varken, 1999’da bu sayı 565 000’e çıkmıştır. Aile Yardım Sandığı tarafından bağlanan bu yardım, olanak koşulu olmaksızın aileler tarafından doğrudan tahsil edilir. Bu yardımdan yararlananların ortalama geliri 2644 avrodur.

APE (Aide Parentale d’Éducation : Anne Babalara Eğitim Yardımı) : Bu düzenleme, daha önce çalışmış olan ve çocuklarına evde kendileri bakmayı tercih eden anne babaların yardım almalarını sağlamaktadır.

AGED (Allocation de Garde des Enfants à Domicile : Evde Çocuk Bakımı Ödeneği) : Evde başka işlerin yanı sıra çocuklara da bakması için işe alınan bir hizmetliye ödenecek ücret için yardım parasından ibarettir.

Anaokulları

Anaokulları her zaman, Fransız eğitim sisteminin en özgün yönlerinden biri olmuştur. Önce kuruluşları çok eskiye dayanan "Örgü Okulları", sonra XIX. yüzyılın hemen başlarında, "Yurt Salonları" ortaya çıktı. 2-7 yaş arasındaki fakir ailelerin kız ya da erkek çocuklarını alınır, anne babaları çalışırlarken onlara bakılırdı. Anaokulları 1860 dan itibaren yoksullara yardım için kurulmuş toplumsal boyutlu ve hayır kurumu niteliğinde bir bakım evi olarak tanındı ve çabucak eğitim ve öğretim işine yöneldiler. 1945 yılında itibaren çocuk sayısı hızla artarken bu okullara toplumun tüm kesimlerinden çocuklar alınmaya başladı.

Günümüzde anaokulları, 6 yaşında başlayan zorunlu eğitimden önce, 3-6 yaş arası çocukların % 100 e yakınını, 2 yaşındaki çocukların yaklaşık % 35 ini, yani,toplam olarak,yaklaşık 1,8 milyon çocuğu bünyesinde toplamaktadır. 2 yaşındaki çocukların okula alınmalarına sosyal çevre olanakları daha elverişsiz bölgelerde öncelik verilmektedir. 6 yaşına gelen çocuklar olağan biçimde temel eğitime alınırlar. Bazı çocuklar zorunlu eğitime 5 yaşında başlayabilmektedirler.

Organizasyon

Anaokulu belediyeye bağlıdır. Kullandığı mekanlar belediyenin mülküdür ve yatırım, çalışma ve grup eğitiminde kullanılacak araç gereç giderlerini karşılamakla yükümlüdürler. İsteğe bağlı olmasına karşın, anaokulu eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Resmi anaokulları laik ve parasızdır. 2-6 yaş arasındaki çocukların yalnız % 15’i özel anaokullarına gitmektedir. Eğitim bir yönetmeliğe göre düzenlenir. Bu yönetmelik çoğunlukla temel eğitimle ortak bir yönetmeliktir.

Sınıflarda ilkokul öğretmenleri veya düz okullardaki branş öğretmenleri derslere girerler. Maaşları devlet tarafından ödenen bu öğretmenler temel eğitimin ilk kısım sınıf öğretmenleriyle aynı eğitimi almışlardır. Belediyeler bu eğitimcilere yardımcı olarak personel alır ve ücretlerini öder.

Çocukların aile dışında eğitim aldığı ilk yer olan anaokulunun amacı, onları çocuk olsun yetişkin olsun diğer insanlarla ilişki kurmalarına yardım ederek eğitmek ve öğrenim yaşamlarını en iyi şekilde yürütecek başarılı öğrenciler olmaları için hazırlamaktır.

Fransa’da anaokullarında üç sınıf vardır : Çocukların yaşlarına göre alındığı küçük sınıf, orta sınıf ve büyük bölümler. Ders saatleri temel eğitimde olduğu gibi düzenlenmez : Çocukların biyolojik gereksinimleri ve uyumları gözetilir. Özgün bir kimliğe sahip olan anaokulu, temel olarak oyun üzerine kurulu özel bir eğitim-öğretim uygular. Öğretimlerini beş temel etkinlik alanında biçimlendirir :

- Dil becerisi kazanmak : Dili ve anlatım biçimlerini (sözlü, yazılı, resimlerle ve seslerle) kullanma becerisi tüm öğrenimlerin baş koşulunu oluşturur. Böylece anaokulu, karşılıklı sözün, ama aynı zamanda sözün işleyiş bilincinin okuludur. Aynı şekilde, yabancı dillerin ve bölge dillerinin öğrenilmesine de katkısı vardır. Büyük bölümün başından itibaren, çocukları yeni bir dil öğrenmeye hazır duruma getirir ;

- Birlikte yaşamak : Amaç, her bir çocuğun diğerleriyle etkinlik ve ortak mekan paylaşmayı, ortak yaşamın kurallarını keşfetmeyi ve arkadaşlarıyla olduğu kadar büyüklerle de iletişim kurmayı öğrenmesini sağlamaktır. Çocuğun bütün yeteneklerinin birlikte geliştirmesi, ona kişiliğini oluşturma ve giderek kendi kendine yetebilme olanağını verir ;

- Vücudunu Kullanmak ve Kendini Vücuduyla İfade Etmek : Anaokulu, çocuğun duyu ve hareket yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olur. Öğretmen, çocuğa çevresindekileri keşfetme ve giderek daha gelişkin davranışlar (beceri isteyen oyunlar, ritm, dans oyunları) edinme olanağı verirken, çocuk vücudunun aşama aşama gelişmesini ve beceriler kazanmasını izler ;

- Dünyayı Keşfetmek : Öğretmen, çocuğun nesneler, canlılar, doğal ve sosyal mekânlarla edindiği deneyimler vasıtasıyla dünyayla ve kültürle tanışmasını sağlar. Deneyimlerini ifade etmesine ve paylaşmasına yardımcı olur ;

- Hayal etmek, hissetmek ve yaratmak : Sanat etkinlikleri, resim, yumuşak maddelere biçim verme, fotoğrafçılık, şarkı, müzik aleti çalma, vb. etkinlikler çocukların değişik tekniklerle çeşitli maddelere dokunmalarını ve yaratıcı düşüncelerini geliştirmelerini sağlar.

Anaokulu öğretmenleri,özellikle disfazi (konuşma güçlüğü) ve disleksi (yazma güçlüğü) gibi engellerin saptanmasında ve çocukların bunlardan korunmasında önemli rol oynarlar. Onlardan beklenen, çocuklarda baş gösterebilecek güçlükleri saptamaları, bu sıkıntıları gidermek için her yolu denemeleri ve okul öncesi çocuklarıyla ilgili diğer servislerin işbirliğini sağlamalarıdır.

Daha Geniş Bilgi İçin :
- www.social.gouv.fr/famille-enfance/
- www.education.gouv.fr
- www.eduscol.education.fr

publié le 27/05/2009

haut de la page